akkoyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akkoyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2017 Çarşamba

M103


Amerika, 2. Dünya Savaşı bitince kendini barış zamanı krizi içinde buldu. Avrupa ikiye bölünmüştü: batıda NATO ülkeleri, doğuda Varşova Paktı ülkeleri. Bu iki kutup arasında askeri teçhizat açısından uçurum vardı. Fransa savaşta işgalden yeni kurtulmuştu ve ordusunu yeniden kuruyordu. Almanya ve İtalya zaten yenilmişti. Yeniden ve sıfırdan yapılanmaktaydı. Buna karşın Rusya kendi müttefiklerine silah yağdırıyordu. 


O yıllarda Rusya ortaya T-10 tankını çıkartmıştı. Oldukça sağlam bir zırha ve 122 mm bir topa sahipti bu tank. Bunun üzerine Amerikalılar T-10 tankına tesir edebilecek ve ondan gelen atışlara dayanabilecek bir tank tasarlamaya başladılar. Sonuç olarak ortaya M103 tankı çıktı.


M103 tankı 1957 yılında hizmete başladı. Bu yeni tankın 5 inç ön zırhı ve 120 mm topu vardı. Toplam ağırlığı ise 60 tondu. Bu tank o ana kadar yapılmış en ileri teknolojiye sahip Amerikan tankıydı. Fakat her şey güllük gülistanlık değildi tabii ki.


M103 tankının prototipi T43 tankıydı ve hizmete girmeden önce T43 üzerinde 93 değişiklik yapmak gerekmişti. Bu da harcamaları önemli miktarda arttırmıştı. M103 tankının geliştirme süreci 11 yıl sürmüştü ve seri üretime geçildiği dönemde rakibi olarak tasarlandığı T10 tankı çoktan kullanımdan kalkmış ve metal kaynağı olarak parçalara ayrılmıştı. 


Yine tankın 60 ton ağırlığı nedeniyle hareketleri çok kısıtlıydı. M103'ün son hızı 31 km'ydi. Tankın geliştirildiği süre zarfında T-10 yerini çoktan T-54 tankına bırakmıştı ve bu tankın ağırlığı sadece 37 tondu. Bu nedenle de oldukça hızlı kalıyordu M103'e göre. Yine 60 ton ağırlık nedeniyle deniz üzerinden taşımak da oldukça zordu. 5 tane M103 yerine 6 tane M48 taşımak mümkün oluyordu. 


Bunun yanında M103 tarih boyunca seri üretilmiş en büyük Amerikan tankıydı. Abrams bile boyut olarak M103'ten küçüktür. Yine bu tankta çok daha hafif olan M47 için kullanılan motor kullanılmıştı. Bunun yanında ağırlığı da sürüş ve amortisör sistemini çok zorluyordu. Sonradan daha kuvvetli bir motor tanka monte edildi ve hız 37 km'ye yükseldi. Ama menzil olarak sadece 80 mil ilerleyebiliyordu tank.


Tankın içi ise yayla kadar geniş diye adlandırılabilecek şekilde 3+1 ev büyüklüğündeydi. Ama bu genişliği sağlamak için taret büyütülmüştü. Bu da tareti kolay hedef haline getiriyordu. Yine taretin 3 inç zırhı M4 Sherman ile eşitti. Bu nedenle zaten yavaş olan tankı kolayca yandan avlamak mümkündü.


Tankın topunu doldurmak için 2 tane yükleyici gerekiyordu. Çünkü mermiler 2 parçalıydı. Bu nedenle fazladan 1 mürettebat daha tanka eklenmişti. Fazla mürettebat yüzünden geniş olan iç kompartmana sığmak zor oluyordu. Yine yükleme hızı çok düşük kalıyordu. Tanka geniş hacme rağmen sadece 33 tane mermi sığıyordu. Yine 1960'lı yıllarda ortaya çıkan 105 mm HEAT ve SABOT mermileri M103 tankının 120 mm AP mermilerinden daha iyi deliş sağlıyordu.


Toplam olarak 300 tane M103 üretildi. 17 yıl serviste kalan tanklar başka bir ülkeye satılmadılar ve hiç savaş görmediler.


23 Ekim 2016 Pazar

Müttefikler ve Zimmerit



Normalde zimmerit kullanımının amacı manyetik mayınlardan tankları korumak. Bu amaçla Almanlar bir dönem tüm araçlarını zimmerit ile kaplamışlar. Almanlar 2. Dünya Savaşı'nda bu teknolojiyi kullansalar da Müttefikler bu konu ile pek ilgilenmemişler. Aslında Müttefiklerin Almanlara karşı manyetik bombalar kullandığına dair çok fazla bilgi de yok. İngilizler 1939 yılında Clam bombalarını üretmişler ve Sovyetlere 159.000 tane ihraç etmişler. Ama bu Clam bombalarının savaş esnasında tanklara karşı kullanıldığının çok fazla kanıtı yok. Clam bombaları sadece 227 gram TNT içeren küçük bombalarmış zaten.


Clam manyetik bombalarının ilk örneği Mk.I metal bir gövdeye sahipken Mk.II'de bakalit gövde kullanılmış. Mk.III ise en büyük gövdeye sahip olan bomba çeşidiymiş.

İngilizlerin Zimmerit ile ilk tanışması 1944 yılında olmuş. Bu tarihten önce İngilizler de Ruslar da zimmerit paternini Almanlar tarafından uygulanmış bir kamuflaj şeması zannediyorlarmış. Bu inanışın nedeni ise 1. Dünya Savaşı'nda bu tür doku paternlerinin askerlerin miğferlerine uygulanmasıymış.


İngilizler zimmeritin bir kamuflaj şekli olduğuna inandıklarından kendileri de bu tür bir kamuflaj üretip denemeler yapmaya başlamışlar. O ana kadar ellerinde zimmeritin yapısını araştırabilecekleri materyal olmadığından tankların taretlerinin dış kısımlarına kauçuktan kamuflaj dokusu uygulamaya başlamışlar. Bu amaçla Ağustos 1944'te C filosu, 2. Northant 11. Zırhlı Bölüğü'n Cromwell tankları üzerine zimmerit benzeri kauçuk doku uygulanmış.


Bir kamuflaj uygulaması olarak Zimmerit Mareşal Montgomery'nin dikkatini çekmiş. Mareşal Montgomery mevcut kamuflaj tekniklerine alternatif arayışındaymış. Bu nedenle başarılı bir kamuflajın tankın üzerinde yer alan tüm parlama ve yansımaları alması gerektiği iddiasındaymış. Almanların zimmerit'ine benzer materyallerin üretimi konusunda emirler yağdırmış.


İngilizler Ağustos 1945'te Almanların zimmerit depolarına ulaşmışlar. Bu andan itibaren de yeni araştırma ve uygulamalar başlamış hemen. Fakat daha zimmerit depolarına ulaşmadan önce Ram Sexton, Churchill ve Cromwell tanklarından birer tanesi üzerinde kendilerince zimmerit denemeleri yapmışlar.


Ram Sexton tankının üzeri sıkıştırılmış samandan yapılan bir madde ile kaplanmış. Sonrasında tankın başka bir bölümü ise odun-yün karışımı ile kaplanmış. Muhtemelen bu maddeler alkol ile karıştırılarak tankın üzerine sürülmüşler. Alkol uçtuğunda da madde kolayca tankın üzerinde kurumuş. Uygulama esnasında silindir bir fırça kullanılmış. Bu silindirin üzerinde çıkıntı ve boşluklar varmış. Böylece tankın üzerine sürüldükçe karakteristik zimmerit şekli ortaya çıkıyormuş. Eğer karışıma çok fazla alkol katılırsa yüzey çok parlak olabiliyor veya kırılıp pullanabiliyormuş.


Nisan 1945'te İngilizler kendi zimmeritleri uygulanmış araçlarını savaşa sürmüşler. Lastik benzeri kıvamda olan karışım sprey tabancalar ile araçların üzerine uygulanmış. Bunun yanında mala ile de şekil verilmiş. Tüm bu uygulama 80 saat alıyormuş. Bu süreci kısaltmak amacıyla alkol karışımda kullanılmış ama çok da faydalı olmamış. Karışımın kuruması yine de 2 gün almış. Tüm yapılan denemelerde en uygun materyalin sıkıştırılmış saman olduğuna kanaat getirilmiş.


Bir Cromwell tankını boyamak için 279 kilo malzeme gerekiyormuş. Churchill tankı için 305 kilo materyal harcanmış. Churchill tankı 2.5 günde kurumuş ve 95 saatte ancak boyanmış. Ram Sexton ise 203 kg materyal ile 52 saatte boyanmış ve 1.5 günde kurumuş. Tüm araçlar kuruduktan sonra yapılan değerlendirmelerde kamuflajın başarılı olduğu kanaatine varılmış.


Zimmerit uygulandıktan sonra tanklar siyah ve sarımsı yeşil renklerde ikili kamuflaj şemasında boyanmışlar. Bu haldeyken araçların hiç parlama yapmadığı ve arka planda yer alan bina v.b. yapıların arasında tamamen kaybolduğu görülmüş.


Savaşın sonlarına doğru İngilizlerin eline 100 ton Alman zimmeriti geçmiş. Bu ele geçen materyal üzerinde çalışmaya başlamışlar. Ama tek bir hata yapmışlar zimmerit denen malzemenin C.W. Zimmer firması tarafından sağlandığını ortaya çıkartamamışlar. Zimmerit üzerinde çalışmalar yaptıklarında bu maddenin çok güzel kamuflaj sağladığı halde manyetik bombalara karşı istenildiği kadar etkin olmadığını saptamışlar. Bunun yanında zimmerit ile kaplı araçların alev makinesi ile ısıya maruz kaldığında aşırı ısınmadığını görmüşler. Aynı deneme zimmerit uygulanmayan araçlara yapılmış ve ortaya çıkan ısının mühimmatta patlamaya neden olabileceğini bulmuşlar.


Bu arada savaş bitmiş ve elde kalan zimmerit malzemeleri Japonlara karşı kullanılmak üzere Avustralyalılara gönderilmiş. Ama o arada Pasifik Savaşı da bitmiş ve Avustralyalılar da bu garip maddeden hiç kullanmamışlar. Sonunda bu madde heba olup gitmiş.


19 Ekim 2016 Çarşamba

ZTZ-96B [Type 96B]





Bir kaç ay önce Çin tarafından dağlık bölgelerde kullanılmak üzere üretilecek bir hafif tankın duyurusu yapıldı. Devlet tarafından kontrol edilen China Daily gazetesi konuyu ilk duyuran yayın organı oldu. Ama kısa sürede tankın üretiminde kullanılan teknoloji ve işçilik hakkında şüpheler ortaya çıkıverdi.


Yeni tankımızın adı ZTZ-96B ya da bizim bildiğimiz ismiyle Type 96B. Bu tank Type 96A ana muharebe tankı baz alınarak üretilmiş bir tank. Bu iki tank da Ulusal Savunma Endüstrisi tarafından kontrol edilen Norinco firması tarafından geliştirilip üretilmişler. 


Her ne kadar Type 96A ile çok benzer olsa da Type 96B oldukça fazla geliştirme içeriyor. Type 96B; modernize edilmiş 125 mmlik bir top, yeni ateş kontrol sistemi, daha güçlü bir motor, yeni bir şanzıman sistemine sahip.


Tankın Temmuz ayı içerisinde Rusya'da düzenlenecek olan Tank Biatlonu'nda yer alacağının açıklanması ile heyecan daha da arttı. Tank Biatlonu Rusya'da yapılan bir mekanize spor müsabakası ve bu yıl Rusya, Çin; Hindistan ve daha birçok ülke bu biatlonda yer aldılar.


Herkesin heyecan içinde beklediği biatlon esnasında kimsenin beklemediği bir şey oldu. Bu biatlon esnasında teknik sorunlar yaşanması tabii ki doğal ama Type 96B oldukça farklı bir sorun yaşadı.


Tankın yarışma esnasında yol tekerleklerinden bir tanesi yerinden çıktı. Pek rastlanılmayan bu tür bir arıza aslında bazılarını hiç de şaşırtmadı.


Çin kendi üretimi olmayan çok sayıda tanka sahip. Bunların büyük kısmı 1940-50 döneminde tasarlanıp üretilmiş olan T-54/55 tankları. Çin Ordusu modernleşme çalışmalarına Type 96A tanklarının üretimi ile başladı. Bunu Type 99 tankının üretilmesi izledi. Dağlık alanda daha rahat kullanılmak amacıyla Type 96B hafif tankı tasarlanarak Çin Ordusu'na katıldı.


Bu yıl Type 96B'nin biatlona katılmasının nedeni ise Type 96A tankının 780 HPlik motoru ile önceki yılki oyunlarda maymuna dönmesiydi. Bu nedenle bu yıl 1200 HP gücünde olan Type 96B ile yarışmalara katıldı Çin. Ama yine de maymuna dönmekten kurtulamadı.


15 Ekim 2016 Cumartesi

Taejon Savaşı


Yine bir T-34/85, yine bir Kore Savaşı anısı. Bu sefer Amerikan Zaferi değil, ağır bir yenilgi var aslında karşımızda. Resimde Rus yapımı bir T-34/85 var. Kuzey Kore Ordusu'na ait bu tankın üzerine Amerikan askerleri "Knocked Out 20 July 50 Under The Supervision of Maj Gen W.F. Dean." [20 Temmuz 1950 tarihinde Tümgeneral W.F. Dean komutası altında yok edilmiştir.] yazmışlar. Bu tank Amerikalıların eski 2.36 inç bazukalarının yerine kullanmaya başladıkları 3.5 inçlik süper bazuka ile Taejon Savaşı'nda diğer 10 tane T-34 ile beraber yok edilmiş. Başlangıçta zafer gibi gözükse de bu savaş Amerikalılar için tam bir utanç abidesi aslında.


Taejon Savaşı'ndan bahsetmek gerekirse 25 Haziran 1950 de Kore Savaşı başlıyor. Taejon Savaşı da Kore Savaşı'nın ilk muharebelerinden bir tanesi. General Dean saldırıya geçen Kuzey Kore birlikleri karşısında Taejon şehrini korumak için oluşturdukları Kum Nehri hattında tutunamayınca komuta ettiği 24. Bölüğü Taejon'dan çekmek istiyor. Fakat 8. Ordu'yu komuta eden Korgeneral Walton Walker tarafından Japonya'dan gelen takviye kuvvetlerin yetişebilmesi için 2 gün Taejon'u tutması isteniyor. Bu General Walton Walker bizim bildiğimiz M41 Walker Bulldog tankına adı verilen general bu arada. Taejon savunmasına 34. Piyade Alayı'na bağlı topçu birlikleri, zırhlı birlikler ve mühendislik birimleri yardım ediyor. Yine şehrin batı tarafının defansı 19. Piyade Alayı'na veriliyor. Şehrin güneydoğusu ise 21. Piyade Alayı tarafından tutuluyor. Bu alayın görevi Kuzey Kore Ordusu 2. Bölüğünün doğudan saldırarak Şehri tamamen kuşatmasını engellemek.


General Dean, Kuzey Korelilerin doğudan kendisini kuşatmak isteyeceğini düşünürken tam tersine Kuzey Kore Ordusu 4. bölüğü 19 Temmuz gecesi kenti batı kesiminden kuşatıyor. Kuzey Kore Ordusu 3. Bölüğü ise şehri asıl taaruzu başlatan kuvvetler oluyor. Yani doğuda 2. bölük, batıda 4. bölük şehri sararken 3. bölük direk saldırıyı gerçekleştiriyor.


20 Temmuz günü General Dean emrindeki 34. Alaya ait kuvvetlerle şehri savunurken batı tarafından 19. piyade alayının ve o bölgede yer alan 34. alaya ait kuvvetlerin çekilmek zorunda kaldıklarından çok geç haberdar oluyorlar. Bizim yukarıdaki T-34/85 ve arkadaşları da bu sırada yok ediliyorlar zaten. Taejon ile bağlantılarının kesildiğini düşünen batı kanadı tamamen geri çekiliyor. Sonunda General Dean Taejon'dan çekilme emrini veriyor. Fakat o ana kadar zaten Kuzey Koreliler tüm şehri çevrelemiş ve kente giriş çıkışı kapatmış durumdalar. General Dean güneydoğuda yer alan 21. Piyade alayına doğru çekilirken emrindeki kuvvetlerin çoğunluğu şehre gelen ana yolu kullanarak geri çekiliyor. Ana yol üzerinde yer alan kuvvetler ağır taarruz altında kalırken, General Dean 36 gün boyunca kaçmayı başarsa da sonunda Kuzey Korelilere esir düşüyor ve o ana kadar esir düşmüş en yüksek rütbeli subay oluyor Amerikan Ordusu'nda.


14 Ekim 2016 Cuma

Königstiger # 332



Bu konu meşhur Alman tankı King Tiger'ın müttefikler tarafından çalışır halde ele geçirilen 332 numaralı üyesini anlatıyor. Bu tankın ilginç bir öyküsü var. 332 numaralı tank 1944 Eylül ayında Henschel tarafından üretiliyor. Öncelikle 509. SS panzer bölüğüne verilmek isteniyor ama daha sonra 501. SS'lere geçiyor. 1944 Ardennes saldırı sırasında Trois noktası yakınlarında bir köyde terk ediliyor ve 24 Aralık 1944 tarihinde Amerikalıların eline geçiyor. Tank incelenmek amacıyla Maryland'de bulunan Aberdeen Tank Deneme Alanı'na getiriliyor. Denemeler sonrasında tankın sağ tarafı [taret ve gövde] tamamen soyulup açılıyor ve sergilenmeye başlıyor. 1957 yılına kadar kapalı alanda sergilenen tank bu yılda dışarı alınıyor ve açık olan sağ tarafına metal levhalar yerleştiriliyor. 1992 yılında Kentucky'de bulunan Patton Müzesi'ne geçen tank tamamen elden geçiriliyor. Üzerindeki tüm boya sökülüyor ve orjinal kamuflajı ile aynı renge boyanıyor. Tankın iç boyasında ise dikkati çeken ilginçlik fildişi rengi yerine sarı renge boyanmış olması.

Resimlere bakarsak eğer tankın üzerinde üç yazı var:

-O.T.I.T.

-332

-463ORDEVAC

Bu yazılardan O.T.I.T.'in anlamı "Ordnance Technical Inspection Team 1" kısaltması. OTIT-1; Aberdeen Tank Deneme Alanı tarafında ABD 1. Ordusu'na ele geçirilen araçların tamiri ve taşınmasında yardım amaçlı kurulmuş bir ekip. OTIT-1 332 numaralı Tiger'i öncelikle Spa'ya taşıyor ve Şubat 1945'te de Antwerp'e götürüyor.

332 zaten anlayabileceğimiz gibi tankın taktiksel numarası.

1. Ordu'ya bağlı 463. Ordnance Evacuation Company [Donanım Tahliye Birliği] tankı Spa'ya götüren birlik ve tankın üzerinde yer alan 463 ORDEVAC bu birliği temsil ediyor. 332'yi Coo yakınlarından alarak Spa'ya götürüyorlar. Bu taşıma esnasında M19 traktör çekici kullanıyorlar. Eklediğim resimlerde bu aracı da görebilirsiniz. 463. Ord Evac 26 Aralık 1944 gecesinde Stavelot'ta konaklıyor. Aslında ellerindeki M19 hafif tankları çekmek için kullanılan bir araç ama aşırı yüklense de bir şekilde tankı Spa'ya ulaştırıyor.


Tankın Spa yakınlarında tren istasyonunda çekilmiş resmi:


Tankın bulunduğu Coo yakınlarında M19'a yüklendikten sonra çekilen resim. 463 Ord Evac birliği:


Tankın Spa yakınlarında tren istasyonunda Sherman ile beraber çekilmiş bir resmi:








Tankın Aberdeen Tank Deneme Alanı'nda çekilmiş orjinal kamuflajlı resmi.




Tankın 1992 yılında Patton Müzesi'ne geldiğinde çekilen resmi. Tank çöl sarısı ile boyanarak sergilenmiş bir süre.